Mescid-i Aksa Kral Süleyman tarafından Allah’a kulluk görevinin yerine getirilmesi için bir mabed olarak inşa edilmiştir. Ondan sonraki dönemlerde gelen peygamberlerin hepsinin hayatlarında Mescidi Aksa’nın özel bir yeri vardır. Zekeriyya ve onun oğlu Yahya bu kutsal mabedi amacına uygun bir şekilde değerlendirmiştir. Hz İsâ’nın annesi Meryem bu mabede adanmıştı ve bütün gençliği boyunca ona hizmet etti. Onun oğlu Hz İsâ bu mabede özel değer verdi ve tebliğini bu mabed çevresinde yaptı. Son peygamber Hz. Muhammed isra ve mirac olayında bu kutsal mabedi ziyaret eder. Kudüs Yahudiler ve Hiristiyanlar icin cok daha kutsaldir. Isa Mesih’in tüm peygamberlik faaliyetleri ve Carmiha cekilmesi orada olmustur. Meselenin geneline bakilirsa Mekke ve Medine Islam icin esas doğuş yerleridir. Eger bir kutsalliktan bahsedilecekse müslümanlar için buralar onemlidir.

CFDDFBF1-6399-408D-96C9-2AA6E61B0B0E

KUDÜS’ÜN İSLAM’LA TANIŞMASI

  Yazımızın ilk bölümünde dile getirmiştik. Kudüs’ün hem İsrail milliyetçiliği hem de Filistin milliyetçiliği arasındaki merkezi pozisyonunu göz önünde bulundurduğumuzda, 5000 yıllık yerleşik hayatı barındıran tarihi incelerken gereken seçicilik, genelde ideolojik önyargı veya görüşlerden etkilenir. Örneğin, Şehrin Yahudi dönemleri, İsrailli milliyetçiler  için önemlidir ve onlara göre, modern Yahudiler, antik İsraillilerden ve Makabiler’den geldiğini iddia ederler.

Diğer yandan Müslüman, Hristiyan ve Yahudi olmayanlara ait dönemler ise, Filistin Milliyetçiliği için önemlidir. Filistin milliyetçilerine göre, günümüz Filistinlileri, bölgede bulunan farklı insan topluluklar oluşturmuştur. Sonuç olarak, iki taraf ta şehrin tarihini, şehir üzerindeki iddialarını güçlendirmek adına politikleştirmektedir

Şimdi gelelim müslümanlar ne zaman Kudüs’e sahip oldular  sorusuna.

Müslümanlar Kudüs’ü M.s 638’de  Hz Ömer tarafından fethedildi. Suriye, Ürdün Vadisi, Horasan gibi birçok önemli merkezi ele geçiren İslam orduları, Kudüs’e yöneldi. Filistin bölgesi emiri Amr İbn’ul As idi. Amr İbn’ul As parlak siyasi ve askeri zekası sayesinde “Arap dahisi” olarak bilinirdi. Bizans İmparatoru Heraklios’un Filistin bölgesindeki komutanı ise aynı özelliklere sahip Artabun’du. Büyük bir ordu kurmuş, Ecnadin bölgesine yakın bir yerde konuşlanarak İslam ordusunu engellemeye çalışıyordu. Amr, durumu anlatan bir mektup yollayarak Ömer’den yardım istedi. Bu sırada Amr, bir türlü altedemediği Artabun’a keskin zekasının ürünü ilginç bir oyun oynamaya karar verdi. Elçi kılığında Rumların kalesine girdi. Artabun’la görüşürken bir yandan da kaleyi iyiden iyiye inceledi. Rum komutan, bu elçinin ya Amr’ın kendisi ya da önemli danışmanlarından biri olduğundan şüphelendi. Askerlerinden birine üzerine kaleden büyük bir kaya yuvarlayarak elçiyi öldürmesini emretti. Ancak Amr da durumu kısa sürede farkederek, Artabun’a “Senin söylediğin benim kafama tam yattı. Lakin ben danışma kurulundaki on kişiden biriyim. Ömer bizi Amr’a yardım etmemiz ve onun yaptıklarına bakmamız için yolladı. Ben varıp bu on kişiyi alıp geleyim. Onlar da senin bana yaptığın teklife benim gibi bakarsa baş komutan ve diğer komutanlar onların görüşüne katılır. Benim gibi görmezlerse onları yerlerine geri yollarsın!” dedi. O da: “Tamam!” dedi. (Zehebi Tarihi V.Cilt, IV. Bölüm, Kudüs’ün Fethi)

Artabun’un asıl niyeti bir kişi yerine müslümanların danışma kurulunu oluşturan değerli birçok kişiyi öldürerek, onlara büyük bir darbe vurmaktı. Ama Amr geri dönmeyince kandırıldığını anladı. Halife Ömer de Amr’ın bu hilesini “Allah için bu Amr çok yaman birini yendi” diyerek memnuniyetle karşıladı. Amr, M.637 yılında Artabun üzerine yürüdü. Şiddetli bir çarpışma yaşandı. Bozguna uğrayan Bizans kuvvetleri Kudüs’e, o zamanki adıyla İliya’ya sığındı. Aslında bu da Amr’ın planının bir parçasıydı. Çünkü Kudüs’ü muhasara eden İslam askerlerinden muhasarayı bir süre kaldırmalarını istemiş ve Bizans askerlerinin şehre girmesini sağlamıştı. Kuşatmaya askerler şehre girdikten sonra devam edildi. Böylece Artabun ve askerleri hareket imkanlarını yitirdi ve tam anlamıyla kontrol altına alındı. Amr İbn’ul As Gazze, Sebastiya, Nablus ve Yafa şehirlerini de alarak, Kudüs’e yardım etmelerini engelledi. Kuşatma altındaki Kudüs halkı Patrik Sophronius’un teklifi üzerine şehri Halife Ömer’e teslim etmeye karar verdiler. Amr’ın, kararı Medine’ye bildirmesi üzerine Halife Ömer Kudüs’e hareket etti. Cabiye kasabasında birkaç gün kalarak Kudüs’ün önde gelenleriyle görüştü. Kudüslüler, müzakereler sonunda cizye vermeyi kabul ettiler. Böylece Kudüs ve o bölgeme İslamla tanışmış oldu. Bütün bu fetihler, yaşanan ölümler ve katliamları İncelediğimizde, aslında bir nevi o toprakları işgal edip vergiye (cizye) bağlanmaktır.

2.Halife Ömer’in Kudüs halkına verdiği vesika.

 

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla, 
Bu sözleşme, müminlerin emiri ve Allah’ın kulu Ömer tarafından İliya halkına verilen bir emandır. Onların canlarına, mallarına, kiliselerine, haçlarına, yerleşik ve göçebe olan bütün fertlerine verilen bir teminattır. 
Kiliseleri mesken yapılmayacak, yıkılmayacak ve kısmen dahi olsa işgal edilmeyecektir. İçindeki kutsal eşyalara dokunulmayacaktır. 
Mallarına el sürülmeyecektir. 
Kimse dinî inançlarından dolayı zorlanmayacak, kendilerine asla zarar gelmeyecek ve yurtlarına Yahudiler iskân olunmayacaktır. 
Buna karşılık onlar da cizye vereceklerdir. (Vergi)
Bunlardan kim yurdunu terk etmek isterse, gideceği yere kadar mal ve can emniyeti sağlanacaktır. Yurdunda kalmak isteyenler ise, güvende olacaklardır ve cizye vereceklerdir. Dileyen Rumlarla gidecek, dileyen de toprağına dönecektir. 
Hasat elde edinceye kadar onlardan bir şey istenmeyecektir. 
Bu, Allah’ın Resulü’nün, halifelerin ve müminlerin Kudüs halkına verdiği güvenlik ahdidir. Cizye ödedikleri müddetçe geçerlidir. 
Şahitler: Halid bin Velid, Amr bin As, Abdurrahman bin Avf ve Mu’aviye bin Ebi Süfyan, hicri 15 yılında hazırlandı ve yazıldı.”

Halife Ömer’in hilâfeti döneminde ve sonrasında, Emevîler, Abbasiler, Fatımiler dönemine kadar Kudüs müslümanların idaresinde kalmıştır. Bugün kutsal olarak gördüğümüz mescid-i Aksa camii’si çoğu insan tarafından Islam peygamberinin inşaa ettirdigi sanılmaktadır ve Mescid-i Aksa camii’sinin Muslumanlarin ilk kiblesi oldugunu düşünülür.

992F1769-F031-4C2E-A428-16DB011571E9Mescid-i Aksa Kral Süleyman tarafından Allah’a kulluk görevinin yerine getirilmesi için bir mabed olarak inşa edilmiştir. Ondan sonraki dönemlerde gelen peygamberlerin hepsinin hayatlarında Mescidi Aksa’nın özel bir yeri vardır. Zekeriyya ve onun oğlu Yahya bu kutsal mabedi amacına uygun bir şekilde değerlendirmiştir. Hz İsâ’nın annesi Meryem bu mabede adanmıştı ve bütün gençliği boyunca ona hizmet etti. Onun oğlu Hz İsâ bu mabede özel değer verdi ve tebliğini bu mabed çevresinde yaptı. Son peygamber Hz. Muhammed isra ve mirac olayında bu kutsal mabedi ziyaret eder. Esas olarak Kudüs, “Yahudiler ve Hiristiyanlar icin çok daha kutsaldır.” Isa Mesih’in tüm peygamberlik faaliyetleri ve Carmıha çekilmesi orada olmuştur. Meselenin geneline bakılırsa Mekke ve Medine İslam için esas doğuş yerleridir. Eger bir kutsallıktan bahsedilecekse müslümanlar için buralar onemlidir. Bugünkü Filistin meselesi ise ulusal ve bir insanhaklari meselesi olup, İsrail-Filistin meselenin kutsallıkla hiç bir ilgisi yoktur. Bazı yerlerde Filistin halkının haklarının gaspedilmesi konusudur. Öte yandan, söz konusu bölge tarihi olarak İsrailoğulları’nın dır.  Bugünki İsrail devletini oluşturan İsrailoğulları’nın doğuş merkezidir/yeridir

Haçlı orduları 15 Temmuz 1099 da Kudüs’ü kuşatıp, 461 yıl İslâm idâre­sinden sonra, Fatımî’lerin elinden almışlar.

90C40F26-49BE-4DCE-97DF-594BBA77871E Ekim 1187 de Selahaddin Eyyubî El Kurdî tekrar alıncaya kadar 88 yıl Kudüs Haçlıların elinde kalmıştır. Selahaddin Eyyubî El Kurdî fethin de kıyım ve kat­liam olmamış, herkesin can ve mal güveni sağlanmış, isteyen gayri Müslimler her şeylerini alıp şehri terk et­mişler, dileyenler de kalmışlardır. 1516 yılına kadar Eyyubiler, Fatımiler, Memluklar… Elinde kalan Ku­düs, bu târihte, Yavuz Sultan Selim’in Mercidabık Meydan Muhârebesinde Memlukları yenmesiyle Osmanlının eline geçmiştir. 1917 yılına kadar 401 sene Osmanlı idâresinde kalmıştır.

1917 de Os­manlı Or­dusunun İngilizlere Kanal Savaşlarında yenilmesiyle elden çık­mıştır. Osmanlı’nın kaybetmesiyle ve Kudüs’ten çekilince Arap aydınları Osmanlı dan kalan izleri silip atan, kapılar üzerindeki Osmanlı tuğralarını bile kazıyıp atarlar. 1917’den 1948 yılına kadar İngilizlerin idâresinde kalan Filistin bölge­sine birçok Yahûdi iskân etmiştir. Bu esnada Araplarla Yahûdiler arasında birçok hu­zursuzluklar, isyanlar, arbedeler olmuş, 1948 yılında da Arap İsrail Sa­vaşı vuku bulmuştur. Bu savaşta Kudüs ikiye bölünmüş, Batı Kudüs İs­rail’in baş­şehri ilân edilmiştir. Doğu Kudüs Ürdün’de kalmıştır. İsrail 1980 de BM’in kınamalarına Aldırmadan Kudüs’ü İsrail’in ebedî baş­şehri ilân etmiştir.

Fecri DOST – Teletex News24

Kudüs zaman çizelgesi (Wikipedia )

 

MÖ 1800: Yevuslular Kudüs’ün etrafını çevreleyen duvarlar ördü.
MÖ 993: Davud Kudüs’ü fethedip İsrail Krallığı’nın başkenti yaptı.
MÖ 967: İsrail Kralı Süleyman Birinci Tapınağı inşa ettirdi.
MÖ 937: İsrail Kralığı ikiye bölündükten sonra Rehoboam önderliğindeki Yehuda Krallığı’nın başkenti oldu.
MÖ 712: Asurlular Kudüs’ü kuşatmaya çalıştı fakat başarısızlıkla sonuçlandı.
MÖ 712: Hezekiah Siloam Havuzu tünelini inşa ettirip şehire Gihon Pınarı’ndan su tedarik etti.
MÖ 606 – MÖ 586: Babilliler Kudüs’e üç aşamalı sefer düzenleyip şehri yıktı. Nebukadnezar M.Ö. 586’a Süleyman Mabedi’ni yaktı.
MÖ 537: Büyük Kiros, İsrailoğullarının Babil Sürgünü’nden Kudüs’e dönüp Tapınağı tekrar inşa etmelerine izin verdi.
MÖ 516: İkinci Tapınak I. Darius’un hükümdarlığının altıncı yılıda tamamlandı.
MÖ 458: 1800 Yahudi Ezra önderliğinde Babil’den ayrıldı.
MÖ 445: Yahudiye valisi Nehemiah yıkık Kudüs duvarlarını tekrar ördürttü.
MÖ 410: Kudüs İhtiyar heyeti kuruldu.
MÖ 332: Büyük İskender liderliğinde Helenistik dönem başladı.
MÖ 313: Kudüs Ptolemaios I Soter liderliğindeki Mısır’ın hakimiyetine geçti.
MÖ 175 – MÖ 165: Antiochus Epiphanes Kudüs’ü yağmalayıp Kudüs Tapınağını bir Zeus tapınağına dönüştürdü.
MÖ 167 – MÖ 164: Makkabi ayaklanması
MÖ 165 (25 Kislev): Makkabiler Kudüs’ü geri aldı ve Tapınağı putlardan arındırdı (bkz. Hanuka). Haşmonayim Krallığı altında özerklik sağlandı.
MÖ 134: VII. Antiochus şehri fethedip yönetimini John Hyrcanus’a bıraktı.
MÖ 63: Gnaeus Pompeius Magnus liderliğinde Roma Kudüs’ü fethetti.
MÖ 37: Roma’nın uydu krallığının başkenti seçilen Kudüs’ün başına Hirodes atandı.
MÖ 19: Tapınak Dağı’nı genişleten Hirodes Kudüs Tapınağı’nın olduğu yere Herod Tapınağı inşa ettirdi.
6: Kudüs’ün içinde bulunduğu Yahudiye Roma eyaleti oldu.
33: İsa çarmıha gerildi.
50: Kudüs Konsülü
66-73: Birinci Yahudi-Roma savaşı
70: Titus Kudüs’ü kuşattı, Tapınağı 9 Av günü yıktı.
132-135: Hadrianus Bar Kohba ayaklanmasını bastırıp Kudüs’ü geri aldı ve tekrar bir pagan şehrine dönüştürdü. Yahudilerin 9 Av günü hariç Kudüs’e girişi yasaklandı.
325: İznik Konsülünde Kudüs’ün özel konumu tanımlandı.
361-363: Diğer inançlara hoşgörülü tavırlarıyla tanınan İmparator Julianus Yahudilerin Kudüs’e girmelerine izin verdi.
390lar: Holy Sepulchre Kilisesi inşa edildi.
614: Şahrbaraz generalliğindeki Pers İmparatorluğu orduları Kudüs’ü aldı. Ordu Holy Sepulchre Kilisesini yaktı.
629: Bizans İmparatoru Herakleios Kudüs’ü geri aldı.
638: Kudüs Halife Ömer’in liderliğindeki Müslümanların eline geçti.
687-691: Abdülmelik tarafından Kubbet-üs-Sahra inşa edildi.
715: Emeviler Mescid-i Aksa’yı inşa etti.
750: Abbasiler şehri ele geçirdi.
878: Tolunoğulları şehri ele geçirdi.
904: Abbasiler şehri geri aldı.
750: Akşitler şehri ele geçirdi.
750: Fatımiler şehri ele geçirdi.
1009: Halife Hakim şehrin kilise ve sinagoglarının yıkılması emrini verdi.
1077: Selçuklular şehri ele geçirdi.
1098: Fatımiler şehri geri aldı.
1099: Birinci Haçlı seferi sonucu Kudüs’teki Müslüman ve Yahudiler kılıçtan geçirildi. Kubbet-üs-Sahra kiliseye çevrildi.
1141: Yehuda Halevi şehri ziyaret etti.
1165: Rambam şehri ziyaret etti.
1173: Tudela’lı Benjamin şehri ziyaret etti.
1187: Selahaddin Eyyubi şehri Haçlılardan geri aldı. Yahudilere iskan hakkı verdi. Kubbet-üs-Sahra tekrar camiye çevirdi.
1192: Aslan Yürekli Richard’ın şehri ele geçirme teşebbüsü başarısızlıkla sonuçlandı.
1212: İngiltere ve Fransa’dan gelen 300 haham Kudüs’e yerleşti.
1244: Harezmliler şehri Hıristiyanlardan aldı ve böylece şehir 1917’ye kadar İslam egemenliğinde kaldı.
1260: Şehir Memlûklerin himayesine geçti.
1267: Musa ibn Nahman Ağlama Duvarına ibadet etmeye gitti.
1347: Şehir tekrar Memlûklerin himayesine geçti.
1517: Yavuz Sultan Selim Kudüs’ü Osmanlı himayesine kattı.
1535-1538: Muhteşem Süleyman şehrini duvarlarını tekrar diktirdi.
1541: Yahudilerin Kudüs’ün “Altın Kapı”sından gireceğine inandığı Mesih’in girişi engellenmesi için kapı Müslümanlar tarafından örüldü.
1556: Deprem şehire zarar verdi.
1700: Sabetaycı Judah he-Hasid 1000 inananıyla şehre yerleşti.
1705: Yahudi haklarına sınırlamalar getirildi.
1798: Suriye’yi fethetmek için bölgeye gelen Napolyon Akka’da başarısızlığa uğradı.
1827: Moses Montefiore şehri ilk defa ziyaret etti.
1831: Mısırlı Kavalalı Mehmet Ali Paşa Kudüs’ü fethetti.
1838: İlk İngiliz konsolosluğu açıldı.
1840: Osmanlı İmparatorluğu Kudüs’ü geri aldı.
1844: İlk nüfus sayımı: 7120 Yahudi, 5760 Müslüman, 3390 Hristiyan.
1860: Şehrin duvarları dşındaki ilk Yahudi muhiti kuruldu. (Mişkenot Şa’ananim)
1873-1875: Kudüs’ün en eski yerleşim birimlerinden olan Mea Şearim kuruldu.
1898: Theodor Herzl II. Wilhelm ile şehir duvarları dışında buluştu.
1906: Bazalel Sanat Akademisi kuruldu.
1917: Edmund Allenby generalliğindeki İngiliz ordusu tarafından Kudüs İngiltere’nin himayesine geçti.
1918: İbrani Üniversitesi kuruldu. İlk ders Dünya Yahudi Öğrenciler Birliği başkanı Albert Einstein tarafından 1923’te verildi.
1920: Arap ayaklanmaları başladı.
1922-1948: Muhammed Emin el-Hüseyni Kudüs müftülüğüne atandı.
1929: 1929 Hebron katliamı
1932: King David Oteli açıldı.
1932: The Jerusalem Post The Palestine Post adıyla yayım hayatına başladı.
1946: King David Oteli Irgun’a bağlı Siyonist milişalar tarafından havaya uçuruldu.
29 Kasım 1947: Birleşmiş Milletler Paylaşım Planınca Kudüs uluslararası bölge ilan edildi.
1948-1949: 1948 Arap-İsrail Savaşı
9 Nisan: Deir Yasin Katliamı
13 Mayıs: Scopus Dağındaki Hadassah Hastanesine tıbbi erzak götüren konvoy Arapların saldırısına uğradı.
14 Mayıs: İngiltere bölgeden çekildi.
14 Mayıs: İsrail bağımsızlık bildirgesini saat 16:00’da okudu.
28 Mayıs: Eski Şehir İngiliz Glubb Paşa önderliğindeki Arap güçlerinin eline geçti
26 Temmuz: İsrail Batı Kudüs’ü ilhak etti.
1949: İsrail başkentini Kudüs olarak ilan edip Knesset’i Tel Aviv’den bu şehre taşıdı. 1949 Antlaşmasına sadık kalmayan Ürdün Yahudilerin Ağlama Duvarı’na ve Scopus Dağı’na geçişini yasakladı.
1951: Ürdün Kralı I. Abdullah uç görüşlü Araplar tarafından Tapınak Dağı’nda öldürüldü.
1953: Yad Vaşem (Holokost’ta ölenleri anma) müzesi açıldı.
1964: Papa VI.Paul şehri ziyaret etti.
1966: Knesset göreve başladı. İsrail Müzesi kuruldu.
5 – 11 Haziran 1967: Altı Gün Savaşı
7 Haziran: Kudüs’ün tamamı İSK’nin eline geçti.
28 Haziran 1967: İsrail, Kudüs’ün bir bütün olduğunu ve kutsal yerlere girişin her dine açık olduğunu açıkladı.
1969: Avustralyalı Protestan bir fanatik Mescid-i Aksa’nın bir bölümünü ateşe verdi.
1977: Mısır Başkanı Enver Sedat Kudüs’ü ziyaret etti.
1978: Dünya Yahudi Öğrenciler Birliği merkezini Londra’dan Kudüs’e taşıdı.
1980: Kudüs Yasası yürürlüğe kondu.