F52ACD45-889F-432B-A8B7-F68493649E47Teori gridir ama pratik koyudur demişti bir devrimci bilge. Artık kim ne derse desin, ne söylerse söylesin, kim neyi savunursa savunsun elle tutulur tarafı kalmamıştır.

İnandırıcılığı yoktur, tartışılmalı hatta tartışılması bile gereksizdir. Sosyalistinden milliyetçisine, laikinden dindarına, emekçisinden patronuna, ilericisinden yobazına hepsi aynı tanrıda buluşuyor, aynı mabedi tavaf ediyorsa ne farkları kalmıştır birbirlerinden?

Kendi adıma onlara hanginiz hanginizsiniz diye sorarım. Artık hangi tribünde tekbirler yükselecek hangisinde İzmir’in dağlarında çiçekler açacak merak etmiyorum.

Belki de tribünler çoktan birleşikti de ben göremiyordum. Teori mi griydi, pratik mi yeşildi? Önemi yok.

Tutarsız ve yalanlar üzerinde yükselen teori pratiğin karşısında bir kez daha tek kelimeyle nakavt olmuştur.

İyi de olmuştur. Olmalıydı da.

Bir asra yakın aynı şeyleri sınırsızca olur olmaz yerde kullanılması acizliğinin iflasıdır aslında söz konusu olan. Aynı sabunla durmadan yıkanan el bile bir süre sonra buruşmaya başlar ve sabunda ki kimyasal maddeler alerji yapar.

Bu yüzden tek sabundan başka bir şey bilmeyenler büyük bir şaşkınlık içindeler.
Bir türlü anlayamadı ve kabullenemediler ki her insanın cilt yapısı farklıdır ve aynı sabun hepsine iyi gelmez. İşte öyle bir an geliyor ki alerjik reaksiyonlarla vücut tepki vermeye başlıyor. An itibarıyla yaşananlar budur.

Aynı yanlışlar sabunun adı ve ambalajı değiştirilerek kullanılırsa vücut sadece tepki göstermekle kalmaz. Ölümcül sonuçlar doğabilir. Zira alerji çok sinsi hareket eder.
Bu güne kadar yaşadıklarım, gördüklerim,öğrendiklerim bir örümcek ağı gibi aklımı,bedenimi sardı hep.

Tüm duygularım işgal altında gibi hissetmekten kurtulamadım hiç. Beynimde sorular birbirini izledi hep bu yüzden. Her soru içinden çıkılmaz labirentlere dönüştü durmadan. Üzerinde yaşadığım ülke benim mi, aynı dünya da mı  yaşıyorum ikileminde kıvrandım durdum..

Her şeye kadir, Rahman ve Rahim olan bir Tanrım var mı, var da ben mi göremiyorum yoksa Tanrı mı sorusunun yanıtını hala arıyorum….

Bu kadar kan, zulüm, bu kadar yangın, akılsızlık, acizlik başka bir Tanrının dünyasında mı yaşanıyor?

Çoğu zaman bir ağaç, bir sokak kedisi kadar değerimiz olmadığını gördüm sokak çocuklarına bakarken. Bundan sonrası daha da karışık sanki. Zira artık hiçbir şey NET DEĞİL.

Net olanlar yine savundukları pratikte can bulan özgür ve biat etmeyen yürekler. Tüm dillerden SELAM OLSUN onlara.