108F3346-BCE1-4014-B5DA-97BEA2854FEDBu nur yüzlü Seydayı çoktandır bizim Bağlar-Körhat ve Ofis civarında görürüm. Selam veririm. Sıcak bir muhabbetle selamımı alır. Ayaküstü hal hatır sorar. Geçer gideriz.
Bu gün Seyda Melle Seidi, Amed/Ofis Abdulcelil Camii avlusunda, bir gurup bayanın medreselerdeki öğrencilerinin yararına düzenlemiş olduğu bir kermeste görünce, gazeteciliğim tuttu. Seyda ile doğaçlama esaslı bir röportaj yapayım dedim. Oturduk. Tanıştık. Birlikte bir şeyler yedik. isminin Melle seid olduğunu orada öğreniyorum…

Sonra elini tutarak Ayhan durağı arkasındaki mescidine götürdüm. Birlikte, cemaatle ikindi namazını kıldık. Namaz sonrası onunla yaşıt, onun gibi nur yüzlü birisinin onun elini öpmesi çok dikkatimi çekti. Ben kendimden utandım. Çünkü yetişme tarzımız gereği ben bunu yapmadım.

Ama Allah şahidimdir ben onu Allah için sevdim. Ben eminimki o da beni sevdi. Fıtri olarak Kürdewari bir kürd âlimi, bir Kürd piri fanisi ile yüz yüze olduğumu söylememe gerek yok.

Seyda ile sohbet ederken rahmetli dedemle konuşuyormuşum gibi bir his uyandı içimde. Ben şuna kanaat getirdim ki, bu nur yüzlü insanlar aramızda olmazsa biz tamamen biteriz… Bu sohbeti biraz da bu insanlarımızı bulup onların hayat tecrübelerinden faydalanmak için buraya aktardım.
Sohbetimiz baştan sona Kürtçe gerçekleşti. Çok sıcak bir sohbet havasında ben sordum o cevapladı. Hayatımda çok keyif aldığım en ender sohbetlerden biri oldu benim için bu sohbet. Aldığım notları satır başları ile aktarıyorum:

Seydayê Melle Seidê Kerxe.

-1930 doğumlu. Yani 87 yaşında. Maşallah, hafızası hala çok işlek ve dinç. Yürüyor. ihtiyaçlarını kendi gideriyor. Evli. Eşi de sağ. Ama ilahi takdir, sünnetullah bu. İhtiyarlık işte… Ders hocası, müderrisi kayın pederidir.ilimdeki başarı ve dürüst ahlakından dolayı hocası kızını,yani mevcut eşini kendisine Êta etmiş.(kürd örfünde başlık parası istemeden kızını veya bir yakınını hediye etmek).

FB_IMG_1510236548865

Melle said,7 çocuk babası. İki oğlu istanbulda doktor. Biri mühendis. Dört kızı medrese okumuş. Ailecek ilim irfan sahibi bir aile.
-Aslen seyyid(peygamber soyundan) imişler. siyasi baskılardan dolayı Medineden,ıraka göçmüşler.Oradan Cizreye,cudiye yakın Kerxe’ye yerleşmişler.Kerxa kika.Bedirxaniler onlara yer vermişler. Zamanla Barzaniler ile karışmışlar. 9 kardeş imişler…

Dedesi Melle Muhemed Boti, vefatından 2 saat önce abdestini almış. Herkes ile helalleşmiş. 2 Saat sonra hak vaki olmuş vefat etmiş. Babası Melle Nasır Cizre Hebler köyünden göç edip diyarbakıra yerleşmiş. Ailece alim bir gelenekten geliyorlar. Hep medrese ile mescit arası bir yaşamları olmuş. Fakir fukaranın çocuklarına hep ilim öğrete gelmişler. Medreselerinde dini ilimler için Arapça öğretilir ancak yaşam dili hep Kürtçe olmuş.

-Xwuda Rebbilalemindir. Înanan, inanmayan, Yahudi, Hristiyan, Ermeni,…herkesin rabbidir. İnsanlar birbirlerine zülm etmedikçe hiç kimsenin diğerinin hiçbir şeyine zarar vermeye hakkı yoktur.çünkü herkesin rızkını Allah gönderiyor. Herkes kendi özgün farklılığı ile yaşam hakkına sahip.

-Kâfire bile kâfir demek Müslüman yakışmaz. Siz iyi Müslüman olursanız dünyada küfre inanacak kimse kalmaz.

-Kürmanc hem dinine hem diline hem kavmine adil bir şekilde sahip çıkan kimsedir. Kimseye zülm etmez. Hiç bir zülmü de kabul etmez. Kürtçe konuşmak, yazmak,  Allahın taktiri bir şeydir. Bunu yasaklamak Allaha karşı çıkmaktır.

-Diyanetten geldiler bana sordular bizden ne istiyorsunuz diye. Ben onlara dedimki binlerce alimimiz var.İlim deryası. Arapçayı, şeriatı, Kürtçenin kürmanci ve Zazaki lehçelerini su gibi biliyorlar.Ama Türkçe bilmedikleri için onlar şu anda cahil muamelesi görüyor.Çoğu yaşını, başını almış.ilim sahibi.onları hem ilme kazandırın hem de onurlarıyla bir ekmek kazansınlar. Sağ olsunlar. beni dinlediler. Tavsiyem doğrultusunda çoğunu aldılar. Gerçi orda bile hile yapıldığını biliyorum. Kadroların hangi ailelerin elinde olduğu kulağıma geldi…

-Refah dönemindeki belediye sağ olsun, medreselerimizin ihtiyaçlarını gideriyorlardı. Ama bizim meşru Kürt siyaseti ve belediyeleri bizi bir türlü anlamadılar. Allah hepimizi islah etsin…

FB_IMG_1510236556011

Rahmetli Şeyh said ve üstad Bediüzzamanı gördünüz mü?, diye soruyorum.
O cevaben:

-Onları çok görmek istedik ama nasib olmadı. Rahmetli Babam yörenin sözü geçen bir mollası idi. Şeyh said adamlarını gönderip ondan bir silah istiyor. O da ona çok meşhur bir silah ve bir cehher(Çoban çantası) fişek gönderiyor. Çevre babamı ağalık peşinden koşmakla suçluyorlar…

Şeyh said kürt milletinin cehalet ve bilinçsizliğinin kurbanı oldu. Eğer o başarılı olsaydı bu gün biz Kürtler pek çok rezaleti yaşamazdık.

Son olarak soruyorum. seyda sizin zamanınız ile bu zaman arasında ne değişti?

-Elbette pek çok şey değişti. İnsanların birbirlerine bakış açıları değişti. Güven ve itibar kalmadı. Bizim zamanımızda cehalet vardı. Ama sağlam bir iman ve güven vardı. Bu gün bilgi çoğaldı.Ama inanç ve güven kalmadı.İnsanların gözü doymuyor.Bu yüzden herkesin hakları çiğneniyor.Bu yüzden kimse haddini bilmiyor.

-Had sınırdır. Haddini bilen, sınırları çiğnemeyen tökezlemez.

 

Sedat DOĞAN-Teletex News2r Amed

08 Kasım 2017