3907653E-6BB9-44CB-A4DC-176CAC8AAD7F

MAM CELAL’IN VASİYETİNE VEFA

Faysal DAĞLI

 

02ADE9A1-AB45-4DB4-9CC4-49040C9E5793

Mam Celal’i ilk gördüğümde, Raperin’in uğultusunun tüm Kürdistan’ı sardığı zamanlar idi. Tarihin en büyük Kürd ayaklanması başlamıştı. Elinde silahı olan her Kürdün Irak’ın faşist Baasçılarına karşı koyduğu, Kürdistan göklerini barut ve ölüm kokusunun kapladığı günlerdi.

Kürdlerin özgürlük ile imtihanı ve ithamı zamanı idi. Enfal’ın kutsal vahşetinin kokusunun, annelerin kayıp evlatlarına yüreklerinin kilidini açık tuttuğu matem demleri idi.

Mam Celal, Mart’ın, azar ayının başladığı günlerde Irak’ta olup bitenleri, olup bitecekleri sezerek, Kürdistan’a ayağa kalkma, dirilme çağrısı yapmıştı. “Ya bugün ya hiçbir zaman” diyordu.

Radyodan yankılanan “Hewrekan em ro Raperini welat man e” fermanı ile yoldaşları eşliğinde dağlardan inerek, köy ve kentlerin Baasi faşistleri kovmalarına öncülük etmişti. Ranya’dan uyanan özgürlük öfkesi bir kaç hafta içinde tüm Kürdistan’a yayılmıştı

Mam Celal, Kürdistan’da tüm zamanların en korkunç katillerinden kurulu bir psikopatlar ordusuna karşı çalınan ve kalaşnikoflardan, doçka, roket, katuyşalardan, çıplak yürekli mağrur adam ve kadınların cesaretlerinden oluşan bir orkestrayı yönetiyor gibi idi.

Bu devrim liderinin damarlarında kan yerine adrealin dolaşıyordu, Kürdistan’ın arzı Kürd cesedleri ile dolmuş, Kürdler ve faşistler gırtlak gırtlağa kimyasal bulutların altında amansız bir ölüm kalım savaşına girmişti.

Kocaman cüssesi ile Peşmerge mevzilerinde koşturuyor, bağırıp, çağırıp, heyecanla kutluyor, kızıyor, ardından jipine atlayıp başka bir cepheye ulaşıyordu. Ona ulaşabilmek için peşinden kovalamak gerekiyordu, ancak her zaman yarım saat önce davranıyor, dağların zirvelerinde, düzlüklerin mevzilerinde kayboluyordu.

Mam Celal’i nihayet, bu devasa ayaklanmanın son perdesini yönettiği Şaqlava’da bulmuştum. Zaman zaman elinde dürbünü ile cepheleri dolaşıyor, fırsat buldukça radyo dinliyor ve hiç ihmal etmediği gibi Kürdistan’a ulaşabilen gazeteciler ile konuşuyordu.

Uzun uğraşılar ve berbat yolculuklar nihayetinde Mam Celal’e ulaşmış, Kürdistan’da olup bitenleri onun ağzından dünyaya ulaştırmaya çalışmıştım.

Gazetecilik hayatımın en anlamlı karelerine, çocukluğumdan beri ismini bildiğim bu mütevazi devrimcinin silületi eklenmişti.

Kararlarında tavizsiz, bedel ödemesi gereken durumlarda tereddütsüz, sorumluluğu konusunda mihnetsiz, ama dost, güler yüzlü, espritüel ve samimi bu adam, Ortadoğu ve Kürdistan siyasetinin ezberlerine aykırı idi.

Mam Celal, Kürdistan siyasetinde mütevazilik ve demokratlık mirasının da kurucusu oldu. Onun yönettiği dönemde Kürdistan ve Irak siyaseti, modern Batı değerlerine yakınlaşmıştı. Saddam, Kaddafi, Mübarek, Esad gibi firavunlar türeyen Ortadoğu’daki tiran modellerini Bağdat’ın saraylarında ayağı altına alarak, demokrasi ve hoşgörünün sembolü oldu.

Onun yönetiminde Kürdistan Yurtseverler Birliği gibi çok farklı uçlardan, gruplardan oluşan bir örgüt aheng içinde kalabildi.
Amcamız artık yok!

Onun vasiyeti; bağımsız, modern ve demokratik bir Kürdistan’dır. Mam Celal’in hatırasına sunulacak en anlamlı vefa, birlik ve demokratik bir ülkedir…

 

Faysal DAĞLI-Teletex News24